Google Cloud

Altyapınızı İhtiyacınız Kadar Büyütün

Google Cloud, fiziksel sunucu satın alma ve kapasiteyi yıllar öncesinden tahmin etme zorunluluğu yerine bilişim kaynaklarını ihtiyaç oldukça oluşturabileceğiniz bir bulut altyapısı sunar. Mevcut içerikte Google Cloud'un karmaşık sunucu yapılarını sadeleştirme, altyapı maliyetlerini azaltma ve değişen iş yüklerine daha esnek cevap verme amacı öne çıkıyor.

Bu yapı yalnızca sanal sunucu kiralamaktan ibaret değildir. Compute Engine ile sanal makineler, Google Kubernetes Engine ile Kubernetes kümeleri, Cloud Run ile yönetilen uygulama çalıştırma ortamları, Cloud Storage ile nesne depolama ve Cloud SQL gibi yönetilen veritabanı hizmetleri aynı Google Cloud ekosistemi içinde kullanılabilir. Hangi hizmetlerin gerekli olduğu ise uygulamanın mimarisine ve iş yüküne göre belirlenmelidir.

Kullanmadığınız Kapasiteyi Baştan Satın Almak Zorunda Değilsiniz

Geleneksel bir sunucu yatırımında kapasite genellikle beklenen en yüksek yük düşünülerek planlanır. Gerçek kullanım bunun altında kaldığında satın alınmış işlemci, bellek ve depolama kapasitesinin bir kısmı uzun süre boşta kalabilir. Google Cloud'un kullandıkça öde fiyatlandırma yapısında ise ücretler seçilen hizmetlere ve gerçek kullanıma göre oluşur; ürün ve kullanım şekline göre fiyatlandırma ayrıntıları değişir.

Bu, bulutun her durumda fiziksel altyapıdan daha ucuz olduğu anlamına gelmez. Gereğinden büyük makineler, kontrolsüz kaynak oluşturma, gereksiz veri transferi veya uzun süre çalışan kullanılmayan servisler maliyeti artırabilir. Sağlıklı bir Google Cloud mimarisinde kapasite kadar maliyet takibi ve kaynakların doğru boyutlandırılması da tasarımın bir parçasıdır.

İş Yükü Arttığında Kaynaklar da Artabilsin

Trafiğin yıl boyunca sabit olmadığı sistemlerde altyapının en yoğun güne göre sürekli açık tutulması gerekmez. Compute Engine üzerindeki yönetilen instance gruplarında otomatik ölçeklendirme; CPU kullanımı, yük dengeleyici kapasitesi, Cloud Monitoring metrikleri veya tanımlanan zaman planları gibi sinyallere göre sanal makine sayısını artırıp azaltabilir.

Cloud Run gibi yönetilen servislerde ölçekleme daha da farklı çalışabilir. Hizmet gelen isteklere göre otomatik olarak yeni instance'lar oluşturabilir ve varsayılan yapılandırmada trafik olmadığında sıfır instance'a kadar küçülebilir. Bu özellik özellikle talebi değişken web servisleri, API'ler ve belirli aralıklarla kullanılan uygulamalarda gereksiz sürekli kapasitenin azaltılmasına yardımcı olabilir.

Mevcut Sunucularınızı Bir Gecede Taşımak Zorunda Değilsiniz

Buluta geçiş, mevcut sunucuları olduğu gibi başka bir veri merkezine kopyalamaktan ibaret değildir. Bazı iş yükleri sanal makine olarak taşınabilir; bazı uygulamalar yönetilen veritabanı, container veya sunucusuz mimari kullanacak şekilde modernize edilebilir. Bazı sistemlerin ise mevcut ortamında kalması daha doğru olabilir.

Google Cloud Migration Center; mevcut altyapının keşfedilmesi, iş yüklerinin değerlendirilmesi, tahmini bulut maliyetlerinin hesaplanması ve uygun geçiş yaklaşımının planlanması için araçlar sunar. Google'ın geçiş metodolojisinde de uygulama ve bağımlılıkların önce envanterinin çıkarılması, ardından rehost, replatform, refactor, replace veya retire gibi seçeneklerin değerlendirilmesi önerilir.

Tek Sunucu Yerine Bölge ve Zone Mimarisi Kurun

Bir uygulamanın bulutta çalışması tek başına yüksek erişilebilirlik sağlamaz. Sanal makineyi tek bir noktada çalıştırmak, yine tek hata noktasına sahip bir sistem oluşturabilir. Google Cloud; uygulamaların farklı zone ve region'lara dağıtılmasına, yük dengeleme ve yedeklilik yapılarının buna göre kurulmasına imkân verir. Google Cloud'un küresel altyapısı Compute Engine, GKE, Cloud Storage, Cloud SQL, VPC ve diğer temel servisleri farklı coğrafi bölgelerde çalıştırmayı destekler.

Hangi bölgenin kullanılacağı yalnızca kullanıcıya olan fiziksel uzaklığa göre seçilmemelidir. Gecikme süresi, hizmet kullanılabilirliği, veri yerleşimi gereksinimleri, yedeklilik tasarımı ve maliyet birlikte değerlendirilmelidir.

Güvenliği Bulut Sağlayıcısına Bırakmayın

Google Cloud altyapının fiziksel güvenliğini ve temel bulut platformunun korunmasını üstlenir; ancak buluta taşınan verilerin, kullanıcı yetkilerinin ve uygulama yapılandırmalarının güvenliği müşterinin sorumluluğunun da bulunduğu ortak bir modelle yürür. Kullanılan hizmet türüne göre Google ile müşteri arasındaki sorumluluk dağılımı değişebilir.

Bu nedenle Google Cloud kurulumu sırasında IAM yetkileri, ağ erişimleri, servis hesapları, veri erişim politikaları, yedekleme ve izleme gibi başlıkların baştan tasarlanması gerekir. “Google altyapısında çalışıyor” ifadesi, yanlış yapılandırılmış bir uygulamayı kendiliğinden güvenli hale getirmez.

Google Cloud'u Mevcut İş Yükünüze Göre Tasarlayın

Bulut projesinde hangi Google Cloud ürününün kullanılacağından önce mevcut sistemin nasıl çalıştığını anlamak gerekir. Uygulamaların birbirleriyle bağlantıları, işlemci ve bellek ihtiyacı, veri hacmi, trafik değişimleri, yedekleme beklentileri ve kesinti toleransı mimari seçimini doğrudan etkiler.

Net1 Teknoloji A.Ş. olarak Google Cloud projelerinde mevcut altyapının değerlendirilmesi, uygun servislerin belirlenmesi, geçiş mimarisinin hazırlanması, kaynakların yapılandırılması ve işletim süreçlerinin oluşturulması konularında destek veriyoruz. Amacımız sunucuları yalnızca başka bir ortama taşımak değil; Google Cloud'un ölçekleme, yönetilen servisler ve kullandıkça öde modeli gibi özelliklerinden iş yükünün gerçekten ihtiyaç duyduğu ölçüde yararlanan bir altyapı kurmaktır.